#Mim

Mutluluğa Giden Yol

Mutluluk Üzerine

George Simenon, psikolojik polisiyenin babası kabul edilir. Okurlarına suçlunun takibinden çok suçun nedenlerini anlatır. Kitaplarının konusu, çoğunlukla insanı pençesine alan duygular üzerinde şekillenir: şehvet, kıskançlık, intikam, tutku ve takıntılar. Aslında anlatmak istediğim George Simenon’un yazarlık vasfı değil. Zaten hiç bir kitabını da okumadım. Hatta bir söyleşide 10 bin kadınla birlikte oldum demeside beni ilgilendirmiyor. Fakat kendisi eserlerinin büyük çoğunluğunu Eyfel kulesinde bir lokantada yazmış. Bir gün gazetecinin biri bu kuleyi bu kadar çok mu seviyorsunuz diye sorduğunda gazeteciye; Hayır, tersine sevmiyorum. Bu lanet kulenin bu kentte görünmediği tek yer burası  diye cevap vermiş. Mutluluk üzerine birşeyler yazmak isteyince başlangıç noktamın bu anektod olabileceğini düşünmüştüm. Çünkü mutluluk, içinde bulunulduğunda farkında olunmayan birşey. Bir şeyin tam içinde iseniz görmeniz de, fark etmeniz de zordur. Tıpkı japonların kadınlar üzerine söylemiş oldukları söz gibi. Kadınlar manzarası güzel dağlara benzer. Onları ancak uzaktan seyredip zevk alabilirsiniz.:)

Bu yazdıklarımdan sonra şunu diyebilirim ki mutluluk insandan insana değişen bir kavramdır. Bulunduğun yer, bulunduğun zaman, doğa koşulları hatta maddi durum mutlu olmayı etkileyen faktörlerdir. Bir örnek vermek gerekirse dünyanın bir ucunda pizza yiyerek mutlu olabilen bir insan olduğu gibi, dünyanın diğer ucunda bir parça ekmek ile mutlu olabilen insan bulunabilmektedir. Hatta başka bir örnek verirsek yağmurda sırılsıklam ıslandıkdan sonra evinize gidip kuru kıyafetlerinizi giymeniz bile sizi mutlu edebilir. Halbuki her zaman o kuru kıyafetleri giyiyorsunuz.

Ben nelerden mutlu olduğum sorusuna gelince öncelikle yemek yerken çok mutlu olduğumu söylemeliyim. Evet evet yanlış duymadınız. Size garip gelebilir ama hergün yaptığımız bir şey olsa da yemek yerken çok mutlu oluyorum. Hatta öyleki bir çok kişi kendimi kaptırıp çok hızlı yemek yediğimi söyler.Çünkü yemek yeme anı mutlu olmanın tavan yaptıgı anlardan biridir benim için.

Ufak şeylerle mutlu olabilen bir insanım. Mesela sıcak çikolata içmek beni çok mutlu ediyor. Hatta markete gidip sıcak çikolata alırken çocuklar gibi içim kıpır kıpır oluyor. Ama bu aralar nescafe çikolatalıyı tercih ediyorum. Bu benim için iki kat mutluluk demek.:)

Pencereden insanları izlemeyi çok seviyorum. İnsanların hayatın koşuşturmacasında oradan oraya gitmeleri hep ilgimi çekmiştir. Onları izlemekten ayrı bir haz duyuyorum.Mesela bugun mahalleye yeni bir berber açıldı. Ona hayırlı olsuna gittim. Gitmişken bir de saç-sakal traşı olmak istedim. O berber koltuguna oturup, aynadan berberin işini yapışını izlemek beni çok mutlu etti. Varsın olsun benim saçlarım kesilsin. Kökü bende değil mi. Gene çıkar.

Veya dün Galatasaray’ın, fransız takımı Bordo’yu yenmesini izlerken hüznü, heyecanı, mutluluğu bir arada yaşadım. Halbuki çok fazla futbol maçı izliyen bir insan değilim. Ama yinede çoşkuyu damarlarımda hissettim.Hatta bir an ağlıyacak gibi oldum.

Aslında en çok da bilgisayarımın başında olunca mutlu oluyorum. Bilgisayarsız bir hayatı düşünemiyorum. Bir zorunluluk olarak görüyorum. Ama mutlu olduğum bir zorunluluk. Başında olmadığım zamanları düşünmek bile istemiyorum. Agresifleşiyorum, sinirleniyorum.

Bu listeye insanların gülümsemesini, sokakda bulunan yavru köpekleri sevmemi ve daha birçok şeyi ekliyebilirim. Ufak şeylerden mutlu olduğunuz sürece bu liste bu şekilde uzayıp gider diye düşünüyorum. Yeterki yaşadığımız anın değerini bilelim.

Yazar Hakkında

Melih Güney

E-ticaret, Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, SEO, SEM, Blog Yazarı, Her birşey hatta hiç birşey. #ecommerce #SEO #SEM #DigitalMarketing #SocialMedia

6 Yorum Bulunuyor

  • Sevgılı Melıh

    yazının en basındakı hıkaye cok guzeldı olayı tamamıyle anlatıyrodu dıyebılırım..

    senınle ortak bı mutluluk nedenı de yakalamıs oldum yazın saayesınde kopeklere sevgın:)

    Yuzunden mutluluk eksın olmaasın dıyorum guzel yazın ıcınde cok tskler.

  • Blog hayatımda ilk defa mim olayına ben de dahil oldum sayende. Teşekkürler Melih en kısa zamanda yazacağım.

    Ayrıca yazını beğendim. Böyle küçük şeylerle mutlu olabilmek insanı mutlu ediyor 🙂

  • ben her zaman şunu sölerim..eğer çok mutsuzsanız o gün çok kalabalık olan bi otobüste yaşlı bi amca ya da teyzeye yer verin..onun yüzündeki mutluluk herşeye değer:)))

Bir Cevap Yazın