#Mim

Lakap diyo, nedir diyo?

Mim

Konu çevremdeki insanların, arkadaşlarımın bana takmış oldukları lakaplar. Bu zamana kadar onların bana nasıl hitap ettiklerini paylaşmak istiyorum. Bu nedenle işe ilk olarak çocukluğuma inmekle başlayacağım. Hayal meyal hatırlar gibiyim. Yıllar önceydi. Bir grup çocuk sokakta maç yapıyordu. Ben ise kenardan onları izliyordum. Yanlış anlaşılmasın sadece kanat oyuncusuydum. 🙂 Bana fırtına derlerdi. Topu bir alırdım sol kanattan 200 metre aralıksız koşardım. Koşardım koşmasına da boş koşardım. Topu 10 metre sonra kaptırırdım. Bu yüzden hiç bir zaman lakabım fırtına olmadı. Halbuki ne kadar isterdim fırtına gibi iddialı lakaplarımın olmasını. Ama olmadı ne yazık ki.

Niyeyse arkadaşlarım bana inek gibi binumum hayvan isimlerini layık gördüler ilkokul yıllarımda. 🙂 Çok ders çalıştığımdan mı derseniz kesinlikle hayır derim. Sınıfta okumayı söken en son çocuk bendim. Hatırlıyorumda okumayı sökene beyaz, çok iyi okuyana kırmızı-beyaz kurdele takılıyordu. Ben en son okumayı söken çocuk olmamla birlikte araya eş, dost, akrabayı sokarak yalvar yakar almıştım beyaz kurdeleyi. Sonradan sınıfta bir tek bende beyaz kurdele kalınca benimkini de mecburen kırmızı beyaz yapmak zorunda kalmışlardı.

Ortaokul yıllarımda artık kişiliğim yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı. Hayat felsefem oluşuyordu. Dünyaya farklı bakıyordum artık. Ülke sorunlarıyla ilgilenir olmuş, gündem hakkında analizler yaparken buluyordum kendimi. Arkadaşlarım fenerden, Galatasaray’dan bahsederken ben Down Jones’dan, Nasdaq’dan bahsediyordum. Sınıfta hararetli tartışmaların bir numaralı ismiydim. Kapasitem gereği 1vs39, 1vs49 kişilik yaşanan tartışmalar ancak tatmin ediyordu beni. Hiç bir zaman niye bu tartışmalarda hep ben varım diye düşünme fırsatını bulamadım. Bu yüzden arkadaşlarım bana Bay Muhalefet ismini takmışlardı. İşte bu isim benim hayatımda dönüm noktasıydı. 🙂

Yıllar geçti. Lise çağlarımdı. Formumdan hiç birşey kaybetmemiştim. Her zaman olduğu gibi yine tartışmaların bir numaraları ismiydim, yıldızıydım. Yalnız artık daha kırıcıydım, daha can alıcıydım. Ortaokul ile liseyi farklı şehirlerde okuduğum için lise ve ortaokulda ki sınıf arkadaşlarımın birbirlerini tanımalarına ihtimal yoktu. Fakat nasıl bir raslantıdır ki aynı şekilde onlarda bana Muhalefet ismini uygun görmüşlerdi. Tek fark artık Bay demiyorlardı.

Tartışmalar uzuyor. Uzadıkça kavgaya dönüşüyordu. Yorulmuştum artık. Bu kadar konuşan insanın arasında birinin susması gerekiyordu. O ben olmalıydım dedim üniversite yıllarımda. Bu yüzden hiç konuşmadım, hiç tartışmadım. Ağzımı açmadım. Hatta üniversitede ki sınıf arkadaşlarımın birçoğunu tanımadan geçti yıllar. Bir çoğunun ismini dahi bilmiyordum. Hatta 4 sene boyunca merhaba demediğim insanlar oldu. İşte bu yüzden bana Kaçak dediler. İddialı bir lakaptı. Ama bu lakap Doktor Kimble’a ithafen konulmadığı için bir anlam ifade etmiyordu benim için.

Bunların dışında son yıllarda gıcık olduğumu söyleyen insan sayısında gözle görülür bir artma var. Yaşlandıkça aksileşiyorum galiba. Bunun dışında da ne lakap kaldı ne bişi. Ara sıra arkadaşlar bilgisayar manyağı diyorlar ki haksız da sayılmazlar onun dışında da bir lakabım yok şu sıralar.

Yazar Hakkında

Melih Güney

E-ticaret, Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, SEO, SEM, Blog Yazarı, Her birşey hatta hiç birşey. #ecommerce #SEO #SEM #DigitalMarketing #SocialMedia

7 Yorum Bulunuyor

Bir Cevap Yazın