Sosyal Medya

Cinemaximum Ve Bir Özrün Anatomisi

Temmuz ayının son günleriydi sanırım. Bir arkadaşımla birlikte Batman’in son filmini Cevahir Cinemaximum’da izlemeye niyetlenmiştim. Bunun içinde en işlek olduğu bir saatte Starbucks’da ki masamızı bırakıp sinemaya gittik. Bilet almak için gişeye vardığımızda, gişe yetkilisi bize ekrandan bir yer seçmemizi istedi. Bizde şaşırtıcı derecede boş olan 9 seansında salonda perdeyi ortalayacak şekilde bir yer seçtik. Salonun boş olmasından şüphelenmedim değil fakat iftar saati olduğu için herhalde insanlar pek tercih etmemiştir bu seansı diye düşünmüştüm.

Salona gidip yerimize oturduk. Yarım saat reklam izledikten sonra film başladı. Ama başlayan film Batman değildi. Aynı hafta vizyona giren Aslan Max oynuyordu ekranda. İzleyicilerin bir çoğu bizim gibi şaşırmıştı. Filmin yanlış olduğunu görünce ben ve arkadaşım dışarıya çıktık. Ben gişeye yönelirken, arkadaşımda makiniste filmin yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Makinist yaptığı hatayı anlamış olacak ki özür diledi ve salona geri geçmemizi istedi. Biz de olur bu tür hatalar diyerek tekrardan salona geçip makinistin filmi ayarlamasını bekledik. Yaklaşık bir 10-15 dakika bekledikten sonra film başladı. Fakat ekrana yansıyan yine Batman değildi. Bu seferde Johnny Depp’in başrolünü oynadığı Karanlık Gölgeler isimli film oynuyordu. Apar topar salondan çıktım ve gişeye gittim. Meğer gişe yetkilisi bize Batman Karanlık Şövalye yerine Karanlık Gölgeler isimli filme bilet kesmişti. Bu hatanın üzerine gişe yetkilisi 11’de ki seansa yer ayırmayı önerse de filmin çok geç bir saatte biteceğini düşünerek bunu kabul etmedik. Biletimizi açık bilete çevirme isteğini ise zoraki kabul etmek durumunda kaldık.

Seansı kaçırdığıma mı yanayım? Yarım saat boşu boşuna reklam izlediğime mi yanayım? Yoksa en işlek saatte Starbucks’da ki masamı bıraktığıma mı yanayım? Kısacası filmi izleyemedim, izleyememekle kalmadım akşamım zehir oldu.

Bir süre sonra twitter’da bu durumu dile getirmemden sonra Cinemaximum yetkilileri benimle iletişime geçtiler. Bunun sonucunda da bir özür maili yolladılar.

Cinemaximum Özür

Yollamış oldukları mailde o gün, klimalarda ki bir sorundan ötürü salon değişikliklerinin yapıldığı bu nedenle de misafirleri yönlendirme konusunda aksaklıkların yaşandığını, bu durumdan ötürü de özür dilediklerini söylüyorlardı.

Peki bu bir özür müdür? Elbette hayır. Çünkü özür üç aşamadan oluşur. Öncelikle yapılmış olan hatayı kavrayabilmiş olmak ve kabul etmek gerekir. İkinci aşaması ise içten bir şekilde af dilemektir. Süslü laflar özrünüzü kabul ettirmeye yetmez, samimiyet her zaman ağır basan unsurdur. Özrün üçüncü aşaması ise “yaptığım hatayı nasıl düzeltebilirim? / ne yapıpta kendimi affettirebilirim?” sorularını sorabilmektir.

Müşterinize yaşattığınız en iyi deneyim ile en kötü deneyim arasındaki farka müşteri memnuniyeti denir. Klimaların bozuk olması, sinemada görevli çalışanların misafirleri yönlendirme konusunda hata yapması, hatta makinistin Karanlık Gölgeler yerine Aslan Max’ı oynatması bir müşteri olarak beni hiç ilgilendirmiyor. Bu bahanelerin anı kurtarmak adına söylenmiş olan yalanlar olduğunu benimle iletişime geçen yetkili de biliyor, bende biliyorum. Yalnız onun bilmediği bir şey var ki o da müşterilerin sandığı kadar aptal olmadığı. Ne söylersem inanır düşüncesiyle özür dilemek firmaya ya da markaya yarar değil tam tersi zarar vermektedir. Böyle bir özrü dilememek, dilemekten daha fazla yarar sağlar.

Edit: Sene 2016 oldu ve hala davet etmediler.:)

Yazar Hakkında

Melih Güney

E-ticaret, Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, SEO, SEM, Blog Yazarı, Her birşey hatta hiç birşey. #ecommerce #SEO #SEM #DigitalMarketing #SocialMedia

Yorum Yap